Halkalı Escort Kızının Sosyete Güzeli Arkadaşı Lale’nin Hikayesi

Şu model oğlan, onunla yeniden mi görüşsen, hangisiyle ha ha ha ha.. Bana benim gibi kaliteli Halkalı escort hangisi diyor ya sayamayacağın kadar çok vukuatın var işte..

Onlarla yatmamış olman bir şeyi değiştirmiyor doğuştan çapkınsın ve Nihat’tan söz ediyorum.

Aynı zamanda oyuncu olan aklına nereden geldiyse.. Aman o nereden çıktı deli oğlan ondan. Lale umutsuzca başını salladı biriyle birlikte olmamaya niyetlisin yani..

Sorun, biriyle birlikte olmam ya da olmamam değil. Yalnız olmam. Gerçek bir yalnızlığı, yanımda biri varken yaşayacağım yalnızlığa tercih ediyorum, o kadar. Bunca yıl aksini yaptım da ne oldu bırak biraz nefes alayım! dedim.

Evli bir kadınken bile halk için tehlikeliydin bekar bir kadın olarak ağzına kadar doldurulmuş emniyetsiz bir silahtan farkın yok. Başımıza gelecek var! dedi dizlerine vurarak. Komik değildi, dedim suratımı ekşiterek. Ama gerçekti, dedi sırıtarak. Evli olmanın en güzel, bekar olmanın en can sıkıcı yanı başkalarıyla flört etmekti.

Halkalı Escort Kızının Sosyete Güzeli Arkadaşı

Kocam varken flört etmek kolaydı en azından hayatımda biri vardı, güvendeydim. Şimdiyse ne zaman flört etmeye kalksam, kendimi çaresiz ve zavallı hissediyordum.

Birinin beni çok sevdiğini zannederken, başkalarıyla flört etmek ne kadar şımarıklıksa, biri beni sevsin diye flört etmek o kadar aşağılık geliyordu. Egomu eziyordu ve ben, Ayda Türkan, egosantrik bir şapşaldım acaba yeniden, bu kez gerçekten aşık olabilecek miydim birlikte olduğum adamı bir proje gibi görmeden, değiştirmeye çalışmadan ilişki yaşayabilecek miydim..

Çamurdan adam yaratmayı, sefilleri adam etmeyi Tanrı’ya bırakabilecek miydim saat on iki gibi, kapıdan içeri sorularımın cevabı girdi. Uzun boylu, çelimsiz, özelliksizdi ama onu gördüğüm anda, her şeyin tamamen değişmeye başladığım ve bir daha asla eskisi gibi olamayacağını anladım..

Aylardır direnmiş olsam da, sonunda savrulmaya başlamıştım. Geri zekalılık bu ya, aşık olmuşum mesela ama yine de.. Merhaba, dersin, hoş geldin. Gideceğini, biteceğini bile bile hem zaten, sonlar iyidir başlangıçlardan.

Başlangıçları bilirsin. Bilmediğin.. Bu hikayedeki şair benim, şiir sensin. Birazdan kafamdan uyduracağım seni ve sen, yeniden ete kemiğe bürüneceksin kendin gibi gelecek, bendeki halinle gideceksin.

Halkalı Escort Bayan

Bora’nın  gece o kapıdan içeri girmesi, hayatımdaki bütün dengeleri alt üst etmişti. Daha önce bir ya da iki kez karşılaşmış, ancak ne tanışmış ne de tanıştırılmıştık. Ne iş yaptığı hakkında bir fikrim yoktu.

Gece kulübüne parmak arası terlikle gitmekte beis görmeyecek kadar umursamaz biri olduğunu gözümle görmüştüm, organizatör ikizler Ali ve Ahmet’in arkadaşı olduğunu biliyordum o geceden kısa süre önce beni Twitter, Instagmm ve Facebook’tan eklemeseydi, hakkında bundan fazlasını öğrenme niyeti de taşımıyordum ama bir şey olmuştu.

Sanırım Halkalı escort bayan olacağım içime doğmuştu her ne kadar o an anlam verememiş olsam da.. O gece onu oraya ısrarla çağırmanı, geldiği anda bütün kontrolü bırakmamı sağlayan.

Kapıdan girer girmez bin yıldır tanışıyormuş gibi sarılıp öpmüştük birbirimizi. Cihan harbi sırasında yıllarca askerde kalmış sevgilinin geri dönüşü gibiydi içeri girişi uçak kazasında öldü sanılan aşığın hayatta olmasının verdiği coşku gibi..

Sanki hep tanıyordum onu. Bir yerlerde benim için bekliyordu onu sevmem için. Bulduğum bütün güzel sözleri ona saklamıştım sanki ya da..  Alkol sandığımdan daha halisyonik  bir etki bırakıyordu üzerimde yanıma oturdu ve yeni tanışıyormuşuz gibi değil de, sabah ayrılmışız gibi derin bir sohbete daldık.

Böyle şeyler sıklıkla olmaz özellikle benim hayatımda. Kimseyi kolaylıkla kabul edebilen biri değilimdir ama bazı insanlar varoluşlarıyla tüm kuralları yıkarlar. Mesala Lale.. Onu da benim gibi Halkalı escort yapmak istiyordum..

Bora’yla burun buruna aralıksız sohbet ettiğimizi gören Lale yanımızda bitti. Ne oluyor bakalım? dedi kıkırdayarak. Sohbet ediyoruz.. dedim gülümseyerek bir şeylerin tuhaf gittiğini anlamıştı o gece ne konuştuğumuzu hiç hatırlamıyorum ama Lale araya girdi, Bora onunla da sohbet etti..

Döndü yanımızda oturan Orçun’la Marks’tan söz etti. Herkesle konuştu konuşmaya doğmuş gibiydi ona bakıp gülümsedim. Hayatım boyunca arkadaşlarımın arasına soktuğumda, onların tuhaflıklarını hepsi farklı türlerde deliydi umursamadan, kasılıp gerilmeden herkesle kaynaşabilecek biriyle birlikte olmanın nasıl olabileceğini düşünmüştüm.

Olabiliyordu demek. Tolga’nın herkesten nefret ettiği, kimseyle konuşmak istemediği düşünülürse Bora bu konuda mucize gibiydi.

Bir yerden sonra Lale yanımızdan kalkıp yerine döndü. Arda, Adnan, Bereket, Hürcan ve küçük oyuncu kızlarla, bahçenin diğer ucunda oturuyordu onlara en yüksek sesiyle bir şeyler anlatıyor, bütün ilgiyi üzerinde topluyordu. Lale’ nin oturduğu bir masada kimse sıkılmazdı.

Her zaman eğlenceliydi. Sahnede doğmuş gibiydi müzikle uğraşmak yerine komedi oyuncusu olsa, şimdiye stardı. Etrafımda parlayan insanlar olmasını hep sevmiştim. Ama güzellikleriyle ama enerjileriyle. Lale’nin herkesi on saniyede ele geçirmesi bana büyük bir keyif veriyordu bu yüzden.

Kimseye onu sevmemeleri için açık kapı bırakmıyordu. Antipatik bir görüntüsü olmasına, insanlara kaldıramayacakları kadar ağır şeyler söylemesine, şakalar yapmasına rağmen..

Antipatik insanların en sinir bozucu yanı, bir şekilde sizinle arkadaş olup onlardan nefret etmenizi ya da onları yargılamanın engellemeleridir. Bora’ya geri dönersek.. Benden hoşlandığını pek çok yoldan belli etmişti hatta yıllardır benden hoşlanan yakın arkadaşı Sarp’ı, twitter’dan bana yazdıklarıyla delirtmeyi başarmıştı.

Çok yakışıklı değildi mutsuz ve huzursuz bir ifadesi, mor göz altları vardı. Dünyanın tüm yükünü atlas gibi omuzlarında taşıyordu sanki. Öyle belirgin bir kamburu ve bununla çelişen silik bir tipi vardı iyi giyinmiyordu ama sosyaldi.

Tolga’yla onca yıl katılamadığım tüm davetlere, Bora’yı biraz eğip bükerek gönül rahatlığıyla katılabilirdim. Yanımda duran, varlığını hissedebileceğim birini istiyordum. Kağıt üzerinde hayatımda ya da göstermelik bir şekilde yatağımda olacak birini değil. Bora’nın anlattıklarına küçük kahkahalar eşliğinde karşılık verirken, bahçenin diğer ucundan seslendi. Bora’ya dönüp hemen geliyorum, dedikten ve onu yeniden yanında oturan Orçun’la sohbete bıraktıktan sonra yerimden kalkarak Lale’nin yanına gittim.

Çok mu acildi? Sırası mı şimdi? dedim kaşlarımı çatarak. Kim bu tipini siktiğimin cesedi? dedi gözlerini kocaman açarak. Düşüncelerini ifade etme konusunda yine çok nazikti. Sus kızım, duyacak! dedim Bora’ya bakarak. Duyarsa duysun! Çok da şeyimdeydi! Kim lan bu? dedi yine ısrarla sesinin tonunu kontrol etmeyi reddederek.

Ekmeğim o benim! dedim sırıtarak. Kendimi gülümsemekten alamıyordum.. Lan! Bundan ekmek mi olur? Seni beceremeden ölür bu ibne! Ayyy! Daha beteri seni becerirken ölür! Gidici bu! Bir gözü toprağa bakıyor. Ölür bu! Elinde kalır! Bırak Allah’ından bulsun, gitsin evinde ölsün! Manyak mısın?

Elin çocuğunun sebebi olma katil olma annem! Gel şuraya! dedi kolumdan çekerek. Çok ayıp Lale. Onu bulamayan da var misal sen! dedim ve büyük bir kahkaha patlattım. Aman, ne halin varsa gör!! dedi..

İşte o gün öğrendim ki Lale escort bayan Halkalı olarak çalışan bir kızmış.. Detaylarını ve neler hissettiğini sorduğumda önceleri anlatmak istemese de anlattı.. Anlattıkları benim de çok hoşuma gitti ve…

Şu an Halkalı escort bayan olarak sizlerle çok mutlu şehvet dolu zamanlar yaşıyorum..

Random Posts